ASKING FOR IT. |
VELUT•INTER•IGNIS•LUNA•MINOR |
perfection without the overdose
(Source: mloe, via requiemonwater)
I invoke thee Lamy, I invoke thee
| surgeon: | so you're here today because... you want me to remove your feelings |
| me: | that's correct |
or this, this is the look if you aim for a green (lets say fender) and light guitar and lot of daddy issues
(Source: batyourlashess, via sisterectoplasma)
when i get the guitar i want i swear this picture is how we will look together
(Source: puerperia, via sisterectoplasma)
(via sisterectoplasma)
(Source: unsubmarinoamarillo, via justasecondoutofsync)
(Source: disneyprince, via raven-broad)
I couldn’t resist the magic of photoshop. I regret nothing.
I am so happy that this is a thing again
Good way to turn around a shit day.
/screams
The man seems impressed with himself.
(via zombieinmybutt)
so im really sad that tommasso is leaving but i will not say a word about it because i have watched the butterfly effect
bacağın uyuştu diye uykunda, diğer tarafa çevirdin kendini. usturup bu olsa gerekti. uykuda gelen. nasıl da tembeldin halbuki. kusursuzluğunu izledim. kusurlarını gördüm, teker teker. ne de güzeldi hepsi. yüzüne baktım, dokunmadım. hani vardır ya öyle. uyanırsın diye. dokunamamak yani. görseli vermedim, malzeme diye. seyirci anlasın istedim. dokunmak istediğimi ama dokunmadığımı. elimi yaklaştırmadım yüzüne. sevgilim.
çünkü en güzel kokulardan birini rezene taşıyor.
çünkü benim elime sürdüğüm krem, baş ağrısı yapıyor.
çünkü ben o kadar çok seviyorum ki; gidebilirsin.
çünkü o defterin rengi tam istediğim gibi ve yokluğunda yazabilirim.
çünkü rüzgarda bir türlü yere düşemeyen yaprağın dilinde aşk var
çünkü haritadan gözlerini kapatıp bir noktaya parmak basmak çok güzel
çünkü hayallere dalmak, mayın tarlasına girmek gibi
çünkü o kadın keşke o şekilde sakız çiğnemese
çünkü ben kendimi sahnede hissedince, kendi kendime dans ediyorum
çünkü dudakları o kadar güzel ki, orada bırakmak istemiyrum
çünkü aslında ben en çok yeşilini sevdim onun
çünkü hiç gelmeyeceğini saate bakışından anlamıştım
çünkü 1500 sayfalık kitabı kim bir günde bitirebilirdi ki?
çünkü kulağına fısıldadım, benim O olmadığımı
çünkü o kokteyl yavaş yavaş içilmeliydi.
çünkü gözaltında kalmıştı senelerce.
çünkü aslında sadece on beş dakikaydı
çünkü çıktığında bambaşka biri olmuştu
çünkü aşk suçtu
çünkü seversen başkaydı; aşıksan başkaydı
çünkü saçmaladığını düşünmüştü
çünkü o, oyuncaklarıyla ve çocukluğunun kokularıyla anmazdı eskileri
çünkü yanlış şıkkı işaretlemişti
çünkü o kadar yorgundu ki, ölebilirdi.
çünkü sevmişti de, diyememişti.
çünkü o aptaldı.
çünkü zamanı değildi
çünkü -gibi gibi yapmak kolaydı
çünkü fakir bir hayatı vardı
çünkü ruhu orospuydu
çünkü o halini seviyordum
çünkü benim de ruhumda orospuluk vardı
çünkü nedenleri siktirip atmıştık
çünkü havalarda uçuyorduk biz ve kimse görmüyordu
çünkü tanrıya inanıyorsak bir nebze, aşktandı
çünkü ben açıklama yapmayı reddetmiştim
çünkü bütün mumlar erimişti ve sadece bir iki tütsü kalmıştı
çünkü cam açık değildi ve havuza atlamıştın sen
çünkü maviler kırmızı oldu
çünkü ikizlerimiz olacaktı
çünkü olamadan öldüler
çünkü paramız yoktu ve ben onları tükürdüm
çünkü sokaklar tekin değildi
çünkü garip bir şekilde mutluyduk
çünkü sen defoluydun
çünkü ben seni ucuzluktan almıştım
çünkü sen sonra tepeme çıktın.
çünkü ben mezarımda kalıyordum geceleri
çünkü bütün o ışıkların altında yatan başka gerçekler vardı
çünkü sen sırtını dönmüş, gitmiştin.
yorganın altında parmakların gözüküyordu ve ben hepsini saydım. bir… iki… üç… dört… beş… bir saat yirmi üç dakika ayak parmaklarını izledim. sonra sen ayağını çektin yuvasına ve sıcağına bıraktın yorganın. sonra ben yerden kalkıp içeri gittim. uykum o kadar yoktu ki, bir sürü intihar düşledim. parmaklarını hatırladım. sonra neden öpmedim diye düşündüm. öpseydim keşke. kesip yanımda götürmeyi düşündüm. soğukkanlı olamadım. yerinde güzeldir dedim. inandırdım kendimi yalana. hep yalanlara inanırdık zaten. doğrular yalanlanmak içindi. karmaşık bir yapısı vardı konuşulanların. uykum o kadar yoktu ki, evdeki bütün ilaçları içtim. parmaklarını öpmenin hayaliyle uyumuşum… dikkatini çekerim, kesmenin değil. cenazemde ayak parmakların kırılmış, nasıl olmuşsa ters dönmüşler. çünküsü yok.
(Source: theironyhasntescapedme, via courtneylover)
my pretty power
(Source: hystericalconfession, via fuckyeahcourtneylove)
Anonymous asked: what is the perfect thing about the sky then?
“I love the gray in it.”